|
| |
| Anasayfa |
FORUM |
Foto Galeri |
Videolar |
Puan Durumu |
İddia |
Kocaeli Haritası |
İş İlanları |
Nöbetçi Eczane |
Vapur |
Tren |
Oyun |
|
|
ZAVALLI TÜRKÇEM !
Yazar |
: Tamer Özdemir |
Yorum Sayısı |
: 1 |
Okunma |
: 443 |
Tarih |
: 02 Haziran 2009, 20:50 |
Bir dilci olarak dil hakkında yazmak için oturdum bilgisayarımın başına. Fakat mensubu olduğum milletin, dilini kullanırken yapacağım muhtemel hatalar beni her kelimeyi yazarken dakikalarca düşünmeye zorluyor! Yazdığım yazıyı iki kuşak önce yaşamış olan dedem anlar mıydı acaba? Üzerinde çeviri diye yazan bazı kitapları okurken acaba cidden Türkçe'ye mi çevrilmiş bu kitap diye tekrar bakası geliyor insanın.. Ve acıyorum Türkçeme ! Kolu kanadı kırılmış, hatta tüyleri bile soyulmuş zavallının! Yabancı kelimelerden arındırılmış (!) tertemiz Türkçe'mizin kimliği belirsiz kişilerce tekrar kirletilişine ve daha da garibi, bu kez kimsenin gıkının çıkmayışına .. Acaba problem yabancı kelimeler değil de, Arapça ya da Farsça kelimelerden kurtulma ve modernleşme hayalleri ile batıya yamanma gayretleri mi? Yahu "mesele" deyince hemen "geri" yaftasını yerken neden problem lafını kullandığımda kimse bana ters ters bakmıyor? Ya da "gayret" yerine "efor" sarfedince neden daha bi fazla alkış alıyorum? Neden kullanacağım kelimeleri seçerken her adımda atalarımın kemiklerini sızlatmaktan korkarak defalarca yazdığım kelime ya da cümleleri tekrar tekrar süzmek zorunda kalıyorum? Ve neden ikinci dilim olan İngilizceyi kullanırken o kadar ter dökmüyorum? Halbuki 35 yıldır türkçeyi kullandıklarını ifade eden insanlarla birlikte yaşıyorum.. Abiler, ablalar, hocalarım, öğretmenlerim, kardeşlerim! Lütfen birileri birşeyler yapsın da bari gelecek nesiller bu sıkıntıları yaşamasınlar. Belki kızanlar olacak ama ben dili ve edebiyatı temsil makamında olan şahısların bu konudaki vurdumduymazlığına, "ne yapalım yoksa kimse konuştuğumuzu ya da yazdığımızı anlamayacak" deyip taviz üstüne taviz verenlere, ve hatta muhafazakar diye bildiğimiz yazar ve çizer ve hatta düşünürlerimizin bu konudaki teslimiyetlerine tav oluyorum! Bir yıl kadar personel sorumlusu olarak ( hala bu kelimenin manasını kavrayabilmiş değilim bu arada) çalıştığım, Türkiye'nin sayılı ve muhafazakar kurumlarından biri olan ...... de , sayın personel müdürüm benden bir dilekçe yazmamı istemiş ve yazdığım dilekçeyi sırf kullandığım kelimelerden dolayı beğenmemişti. Tabi ki kelimeler çok eski (!) olduğundan daha sözüm ona "modern" olanlarıyla değiştirildi ve böylece şirket prensiplerine uygun bir dilekçe yazılmış oldu.. O zaman yaşadığım şoku şimdi yaşamıyorum. Artık biliyorum ki Türkiye'de solcu diye bilinip de sağcıya taş çıkartacak olan, muhafazakar diye nam salmış olup liberalliğin bayraktarlığını yapan, ya da hoca olan dedesini malzeme yaparak dindar insanlara hava atan veya gözüne girmeye çalışan o kadar çok karakteri karmakarışık insan bozuntuları var ki! Fakat hala ümitliyim.. Ya siz?
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır.
Bir kısım ingilizceye bir kısım arapçaya çekiştiriyor dilimizi. İkisinin ortasında kopacak artık dillerimiz. Çok güzel bir yazı olmuş , tebrikler.
Yorumların tamamını okumak için tıklayın.
 |
Bu Yazarın Önceki Yazıları |
Son Haberler |
 |
|
|
|
Bu sayfa 2 kez ziyaret edildi.
|
   |
ZAVALLI TÜRKÇEM !Çocuklar ve BeslenmeAtatürk'ün sansürlenen Kürt sözleri02 Haziran 200908 Mayıs 200918 Nisan 2009 |
|
|
|
RSS Kaynağı | Yazar Girişi
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi
|